Main Menu

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’na yoğun ilgi

TerraCity AVM, ünlü sağlık ve beslenme uzmanı Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nu sevenleriyle buluşturdu. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, “Lokmaları azaltıp adımları çoğaltmalıyız” dedi ve sağlıklı yaşamın ipuçlarını anlattı. Sağlıklı yaşam için bol bol yürüyüş yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun söyleşisinden öne çıkan ‘hayati’ başlıklar şunlar:

  • Bağışıklığı güçlendirmek için aktivite, aktivite, aktivite…
  • Beyaz ekmeği hayatınızdan çıkarın
  • Yaş ilerledikçe proteini azaltın, sebze ve bakliyatı arttırın
  • 50’sine kadar aslan, 50’sinden sonra kuzu olun
  • Yaşamak için yiyin ama yemek için yaşamayın

Sağlık ve beslenme uzmanı Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, “Terracity’de Sağlıklı Bir Gün” söyleşisinde, kaliteli bir yaşam yolunun sağlıklı beslenmekten geçtiğini anlattı, sağlıklı yaşamın sırlarını paylaştı. Antalya Terracity AVM’de Aykut Pala’nın moderatörlüğünü yaptığı söyleşiye Antalyalıların, özellikle de kadınların yoğun ilgisi oldu. Soru-cevap şeklinde yapılan söyleşide beyaz ekmek, dengeli beslenme, ilaç kullanımı ve çeşitli sağlık sorunlarıyla ilgili sorular yöneltildi. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, sağlıklı bir yaşam için “az yemek-çok aktivite” formülünün hayata uyarlanması gerektiğinin altını ısrarla çizdi.

‘Lokmaları azaltıp adımları çoğaltmamız lazım’

Modern hayatın çok fazla kilo almayı dayattığını ifade eden Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, “Kilo aldığımız gıdalardan uzak duracağız. Sağlıklı besleneceğiz, yürüyeceğiz, hareket edeceğiz. Kış aylarında bile AVM’lerde yürüyebiliriz. Fazla kilolarımızdan kurtulmalıyız. Lokmaları azaltıp adımları çoğaltmamız lazım. Olaya diyet diye bakmayın, daha iyi yaşamak diye bakın. Hayatta 4 şeye dikkat etmemiz lazım. Doğru besleneceğiz, hareket edeceğiz, iyi uyuyacağız ve düzenli bir hayata sahip olacağız” diye konuştu.

‘Ekmeği hayatımızdan çıkarmanız gerekir’

İnsülin direnciyle ilgili önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, “Kilo problemi yaşayanların neredeyse yüzde 75’i insülin sorunu yaşıyor. İnsülin fazla olduğu zaman metabolizma bozuluyor. İnsanı bir araba gibi düşünün. Aynı yakıtı almamız lazım. Siz yakıtınızı bilirseniz sorun yaşamazsınız. ‘Benim depom kaç litrelik’ diyeceksiniz. Fabrika ayarlarınıza uygun yakıt almanız gerekir. Şeker ve unu azaltmalısınız. Pastane ve unlu mamulleriyle aranıza mesafe koymalısınız. Ekmeği hayatımızdan çıkarmanız gerekir. Çünkü bu bildiğimiz ekmek endüstriyel bir ürün. Kimyasal katkılar var. Beyaz un adı altında tıka basa nişasta yiyorsunuz. Geleneksel maya ile yapılmıyor. Çünkü geleneksel maya için 2-3 gün beklemeniz gerekir. Ama fırın beklemez. Ne yediğiniz çok önemli. Ama yemeyin demek kolay. Ekşi ekmeğin fiyatı 12 lira, kim alabilir bu ekmeği. Bunu aldığınız zaman sermayeyi kediye yüklemiş olursunuz” dedi.

‘Yiyebildiğiniz kadar karnabahar ve lahana yiyin…’

“Sağlıkla ilgili yanlış diye bildiğimiz şeylerin çoğu doğru, doğru diye bildiğimiz şeylerin çoğu da yanlış” diyen Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Sağlık alanındaki bilgilerin çoğu kirli ve yanlış. Okuduğunuz, duyduğunuz her şeye inanmayın. Kaynağını iyice araştırın. Mide hapını yutarsanız hapı yutmuş olursunuz. Mide pompası çalışmazsa asit üretemez. Bu durumda da mikrop oluşur. Proteini sindiremezsiniz. Yiyebildiğiniz kadar karnabahar ve lahana yiyin. Lahanayı sarma olarak değil, turşu olarak yiyin. Karnabaharı da çiğ yiyin. Bunlarda bol sülfür var. Sağlıklı ve uzun ömürlü olmak istiyorsanız karnabahar, lahana yiyin ama mide hapı yutmaktan vazgeçin.”

‘Vücudumuzun orkestra şefi…’

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, sağlıklı beslenmek için “glutation” içeren ürünlerin tüketilmesi gerektiğini ifade ederek, “Glutation benim gündeme sokmaya çalıştığım bir konu. Vücudun doğal silahlarından biri. Glutation vücudun orkestra şefi, temizlik işleri müdürü gibidir. Glutation için karnabahar, lahana, sarımsak, soğan, turp, baharatlar, zerdeçal, tarçın, zencefil yiyin, en önemlisi egzersiz yapın” dedi.

‘Yaşamak için yiyin ama yemek için yaşamayın’

Günde kaç öğün yemeliyiz?” sorusunu da yanıtlayan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, şunları söyledi: “Evrimleşme sürecine baktığımız zaman günde 2 sefer yemek yendiğini görürsünüz. Ben çiftçi bir ailenin çocuğuyum. Ailem tarlaya gidip çalıştığında yanlarına azık alırlardı. Sabah kahvaltı yapmazlardı. Saat 10.00 gibi azıklarını yerlerdi, bir de akşam yemeklerini yerlerdi o kadar. Osmanlı’da da günde 2 defa yemek yenirdi. Günde 3 öğün yemek endüstri çağıyla birlikte sendikaların kömür ve maden gibi ağır işlerde çalışan işçiler için istenip hayatımıza giren bir modeldir. 2 öğün yemek daha iyi. Ancak şimdi 60 yaşına kadar hep 3 öğüne alışmış birine 2 öğün yedirmek de doğru değil. Daha az yiyin, daha çok yürüyün. Yaşamak için yiyin ama yemek için yaşamayın. Sebze ağırlıklı beslenin. Yaşlandıkça daha az protein daha fazla sebzeye yönelin, bakliyat yiyin. 50’sine kadar aslan, 50’sinden sonra kuzu olun.”

‘Türk mutfağının en büyük ayıbı ve en lezzetlisi; kızartma’

Kızartmalar ve kızartma yapılan yağın yeniden kullanılmasıyla ilgili hayati uyarılarda bulunan Prof. Dr. Müftüoğlu, “Tekrar kızarmış yağ çok tehlikeli. Türk mutfağının en büyük ayıbı kızartma, Türk mutfağının en lezzetlisi de kızartma. Damak çatlatan lezzetlerin çoğu damar çatlatır. Geleneksel mutfak en güvenli mutfaktır” dedi.

‘Sağlığınız en büyük hazineniz’

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, “Bağışıklığı güçlendirmek için aktivite, aktivite, aktivite” çağrısı yaptı ve ekledi: “Bağışıklık için kişisel hijyen de çok önemli. Sağlığınız en büyük hazineniz. Sağlığınıza iyi bakın. Uyku düzeninize dikkat edin. Televizyon ve telefonlardan uzak durun. Sağlığınız için yürümek zorundasınız. Yürüyemiyorsanız yüzün, oturup kalkın. Ve biraz daha sakin olun.”

 

Comments

comments

Siz ne dersiniz?