Main Menu

Dr. Yulia Yıldız

Yulia Yıldız kimdir? Bize kendinizden biraz bahseder misiniz?

1975 yılında Özbekistan’da doğdum. Türkiye’ye 2015 yılında geldim. 12 yıl sağlık sektöründe hizmet verdim. Öğrenimimi Rusya, İsrail, Japonya’da tamamlayarak halen Avrupa’nın merkezi Osteopati okulunda masterıma devam etmekteyim.

Bu mesleğe nasıl başladınız?

Öğrenimim süresince öncelikle aldığım ilk prensip kişiye; hasta, vaka, danışan olarak değil “insan” olarak yaklaşarak başladım. İnsan vücudunu “Tanrı Evi” olarak nitelendirdiğim için ailemden gelen üç kuşağın doktor olması, babamın bilim adamı annemin ise acil cerrah olmasından kaynaklı öğretilerle yılda bir kez arabalarına bakım yaptırarak önem verdiği noktada, insanlar neden kendi vücutlarını dinlemiyor ve bakım yaptırmıyor düşüncesiyle benim bu yöntemlere merakım başladı ve aldığım eğitimler doğrultusunda kendime bir karma yöntem oluşturarak ruhun dinlenmesi vücutta başlar ve sağlam olmayan bir vücutta asla sağlam bir ruh olamaz diyerek mesleğe adımımı attım.

Sisteminizle ilgili hedefleriniz nelerdir?

Tabi ki anatomik ve ruh sağlığı bozuk olan birçok insana ulaşmak, dünyaca kullanılan yöntemleri Türkiye’de yaygınlaştırmak, yöntemlerle ilgili insan yetiştirmek, eğitim vermek. Özellikle engelli bireylere sahip ailelere ulaşıp, engelli kişileri bu yöntemlerle hayatlarını daha kaliteli hale getirmek hedeflerimin arasındadır.

Türkiye’ye hangi sistemleri getirerek insanlara yardımcı olmaya çalışıyorsunuz?

Şu anda tıbbın artık yapacak bir şey yok dediği noktada sistemim devreye giriyor. “Ne demek artık yapacak bir şey yok” soruna en güzel cevabım bedeninizi ne kadar dinliyorsunuz olacaktır. Ben kişinin anatomisinde neye ihtiyaç olduğunu ruhsal ve fiziksel olarak algılarken kişinin bize verdiği donelerle bütünleşip ihtiyaca yönelik çalışmalar yapıyorum. Elbette ilk önceliğim kişinin yaşam kalitesini ön planda tutarak farklı masaj teknikleri ile uygulamalarım başlıyor. Buradaki “masaj” kelimesinin altını çizmek istiyorum. Türkiye’de bir devrim olan masaj kavramının da algılarda artık sadece rahatlama olmadığını da bilmemelerini istiyorum.

Sistemdeki yöntemleriniz nelerdir? Biraz açar mısınız?

İlk yöntem Türkiye’de henüz bilinmeyen Bukkal yöntem. Tüm Avrupa ülkelerinde olan özellikle Paris, Amerika son 5 yılda Rusya, İngiliz kraliyet ailelerinin önem verdiği ve Hollywood yıldızlarının tercih ettiği bu yöntem plastik cerrahiye alternatif olarak bir gelişme göstermektedir. Bukkal yöntem (Latince bir kelimedir. Türkçe karşılığı yanak içi anlamına gelir) sistemde otuzlu yaşlardan sonra küçülen kafatasının ve kas sisteminin zayıflamasıyla yüzdeki deformasyonları harekete geçirerek aynı zamanda bedendeki kas sistemini güçlü dokunuşlarla yerçekimine karşı adeta meydan okuyarak kişiyi yeniden kendiyle bütünleştiren bir yöntemdir. Düşünsenize yüzünüzün her noktası bir organla ilintili. Şimdi soruyorum vücudunuzda en az hangi bölge hareketsiz kalıyor? Bu önemli bir soru. Tabi ki yüz ve kafatası. Maalesef ki teknoloji burada yine devreye giriyor. Artık mimik bile yapmadan emojilerle kendimizi aktarmaya çalışıyoruz. Bu bile sistemi yavaşlatmaya ve yaşlandırmaya yetiyor.

Diğer bir yöntem Osteopati. Osteopati sadece ellerle uygulanan bütün vücudu kapsayan ağrıyı tek bir yerde aramayan bütüncül bir tedavi yöntemidir. Yıllarca fizik tedavisi yaptıran, ameliyat olan insanların tekrar aynı sorunu yaşamaları hastalığın ara noktası bilinmeden tedavi şekillerinin yetersiz kalması sonucu bu yöntem alternatif olarak devreye girmektedir. Çok basit bir örnek verecek olursam kişi bize boyun ağrısı ile geliyor bizim tespitimiz ise çene çok çalışmadığı için yani kas sistemi devrede olmadığı için boynu zorlayarak orada sinir sıkışması oluşuyor daha da açarsak kedinin kuyruğuna bastığınızda çıkan ses ağızdan gelir fakat ağrıyan yer kuyruktur. Diğer yöntem osteopatinin bir dalı olan kraniosakral sistem. Merkezi sinir sisteminin (beyin ve omurilik) bozulmasıyla son derece nazik ve yumuşak bir şekilde uygulanan fakat aynı zamanda son derece güçlü bir şifa yöntemidir. Kraniosakral Terapi, terapistin vücuttaki “kranial ritmi’ni kontrol ederek kuyruk sokumundan kafatasına kadar olan bölgenin belirli noktalarına hafif başına uyguladığı bir yöntemdir. Kişinin vücuttaki duygu noktalarına bası yapanın ve destekleyici olarak psikosomatik yöntem uygulayarak düzeltmeye gidilir.

Bu yöntemler kimler için geçerlidir? Kimler size gelmelidir?

Bukkal için; yüzme germe ameliyatsız çözüm isteyen, gençleşme cerrahi müdahale olmadan iğnesiz ve enjeksiyonsuz taleplerde, yüz ve iskelet kaslarında problem olanlar, fit bir görünüş isteyenler, yüz gerginliği ve çene sıkanlar, derin kas rahatlaması, lenf drenaj ve detoks, sinüzit, yüz felci gibi rahatsızlıkları olanlar gelmelidir.

Osteopati için; boyun ve sırt ağrıları, fibromiyalji sendromları, omurga ve eklem blokajlarında, pastürel bozukluklarda, çene eklem blokajlarında, sezaryen sonrası oluşabilecek problemlerde ve nörolojik rehabilitasyonlarından şikayet edenler gelmelidir.

Son olarak kraniosaktal sisteme ise; stres, depresyon, duygusal sorunlar, somatik rahatsızlıklar, spordan kaynaklanan sorunlar, konuşma bozuklukları, kronik yorgunluk, travma sonrası stres bozuklukları, öğrenim bozuklukları, hiper aktivite, bebeklerde uykusuzluk, duygu durum bozuklukları, sakarlık sendromu, tansiyon, panik atak, kronik depresyon şikayeti olanlar gelmelidir.

 

Comments

comments

Siz ne dersiniz?