Main Menu

Aslan İle Tilki

Hayat işte;
“Öngörülemeyen deneyimler”zinciri.
Doğduğunuz anda sanki birinin kulağınıza Eğilip ; bir daha asla duyamayacağınız kadar zor bir bilmecenin size sorulması ile Başlayan.
çözmek için bile ne kadar vaktinizin olduğunu bilmediğiniz hatta belki çözmeniz gerektiğini bile bilmediğiniz..
ne kadar çalışsanız da genelde çalışmadığınız yerden gelen en “kazık” soru.
Tam ben “oldum” dediğinizde sizinle maytap geçen, sizi değişmeye ,dönüşmeye düşünmeye mahkum eden, serde güzelliği olmasa bir dakika katlanılmaz bir sevgili gibi boynunuza  dolanan” Nefestir”hayat.
Tanrı’nın bizi ham halde ama yeterli tüm cephanemizi de yanımıza vererek çözmemiz ve olmamız için yolladığı cennetimiz yada cehennemimizdir dünya.
Belki de tek edinmemiz gereken şey içimizde ve dışımızda “denge” iken bunu bozan bozmaya çalışan şeylerin yine sadece insan yada insan icadı şeyler olması da ayrı bir Çelişki değil mi?
Sadece Doğanın akışını izlemek bile büyük bilmecemizi çözmeye en yardımcı ipucuyken biz “insanoğlunun”doğanın bile dengesini bozmaya çalışan tek varlık olması da garip değil mi?
İnsan doğduk …
Ama insan olduk mu ayrı konu..
Bahar gelince hiç bir ağaç küsüp çiçek açmayacağım derdinde değil
Üzerinde gezen börtü böceğe ahkam kesmiyor.
Dallarına yuva yapan kuşlardan kira istemiyor
Yanında duran ağacın daha fazla çiçek açması onu kıskançlıktan hasta etmiyor.
Üzerine yağan kara , yağmura uyumlu;
bir sebeple uyumsuzsa da ölüp gidiyor zaten.
Doğa dengeli
Huzursuzluk yok, akışkan…
Çünkü Doğanın “denge” kanunu var!
Yalanı dolanı yok. Netlik var!
Hiç bir şey numara yapmıyor, ihtiyacından fazlasını istemiyor. Kendine uydurma gereksinimler eklemiyor.
Tabiattan aldığı ihtiyacını tabiata görevi ne ise geri vermeyi biliyor.
Denge devam ediyor.
Köpeğin Sadık, kedinin başına buyruk olduğu belli.
Şiddetle  yağacak yağmur bile sadece “çiseliyeceğim” diye yalan söylemiyor.
Deprem hafif sallayacaksa bizi ;
dediğini yapıyor.
Yıkıcam sizi diye Üfürüp durmuyor.
Insan gibi değil doğa “doğal Dışa vurumlarını”gizlemiyor.
Ne ise olması gereken onu yaşıyor ve yaşatıyor.
Yaz bitince sonbaharın geleceği kesin.
Her canlının görevi net.
Ortada leş varsa bir akbabanın ortalığı temizleyeceği süpriz değil.
Bir Aslanın ; kendince kurnaz olan tilkiyi paramparça edeceği de..
Bir ceylana Koşarak yetişilmeyeceği de kesin bilgi.
Deniz suyunun kaldırma kuvveti de.
Uyumu bozan sadece insan…
Ekolojik dengeyi ve kendini uydurma bir çok sebeple bozuyor.
Dengeyi yitirten şey insanın Bilinçaltı.
Bu güzel Ahenke çomak sokan unsurlar bile insan icadı.
Insan doğduk bu doğru…
Ama kaçımız insan olacak ?
İşte bu en zor soru!

 

Comments

comments